Yeni Bilgisayar ile Gelen Zorunlu(!) Microsoft Windows Lisansı

Bugün yaşadığım bir şeyi paylaşmak istedim sizlerle.

Akşam yedi civarı Vatan Bilgisayar’ın Beylikdüzü’ndeki mağazasına bir dizüstü almak maksadıyla gittim. Bir süre görevliyle birlikte modelleri inceledikten sonra bir tanesini seçtim ve görevliden ürünün freedos olarak ellerinde mevcut olup olmadığını sordum. Görevli mağazalarında freedos olarak satabilecekleri bir dizüstü bilgisayarın mevcut olmadığını ve bu konuda yapacak bir şeyi olmadığını söyledi. Ürünün kendisini lisans olmadan almamın mümkün olup olmadığını sorduğumda, bunu çağrı merkezi ile görüşerek çözebileceğimi umduğunu söyledi. Hakkını yiyecek değilim, lisans konusunda elinden bir şey gelmese de, seçim konusunda gerçekten yardımcı oldu görevli. Üründe bir “aksilik” olup olmadığını mağazadan çıkmadan önce görmek istediğimi söylediğimde, kontrol masasının dolu olduğunu görüp pakedi gözümün önünde açacak, bana sağlam olduğunu gösterecek, kapağını açıp çalıştırarak ekranın da çalıştığını gösterecek kadar ilgiliydi, ki bu hareketin doğruluğu yanlışlığı tartışma konusu olsa da, pek çok mağazada müşteriyle bu kadar ilgilenen bir satış temsilcisinin olmadığı gerçeğini hesaba katarak, olumlanabilecek bir şeydir. “Ölü pikselleri de beraber test edelim” diye sıkıştırmadım ben de, görünürde bir sorun yoktu ne de olsa.

Ben de bu kadar ilgili bir temsilciden ürünü aldıktan sonra, Vatan Bilgisayar Çağrı Merkezi’nin de bana – bu kadar olmasa bile – lisans konusunda yardımcı olacağını umarak yanımda ürünle mağazadan ayrıldım. Yaklaşık bir onbeş dakika sonra ofisime vardım ve masasüstü bilgisayarlardan birinin başına oturup Vatan Bilgisayar Çağrı Merkezi’ni aradım. Aldığım dizüstü bilgisayarı sorunu çözmeden önce açıp sonradan satıcıyı avantajlı konuma getirebilecek herhangi bir şey yapmaya hiç gönlüm yoktu çünkü. Yaklaşık yarım saatlik bir bekleyişten sonra ulaşabildiğim yetkiliye dizüstü bilgisayarımın lisansını iade etmek istediğimi, bana bu konuda yardımcı olup olamayacaklarını sordum. Cevabı, ellerindeki ürünlerin “içindeki yazılımla” beraber geldiği ve onların bu konuda bir şey yapmalarının mümkün olmadığı oldu. O zaman bilgisayarı aldığım mağazaya derhal iade etmek istediğimi söyledim. Görevlinin cevabı ise sayım nedeniyle mağazalarının erken kapandığı, ertesi güne kadar bir şey yapmanın mümkün olmadığı oldu. Ertesi gün – yani 16.01.2013 tarihinde – Topkapı’daki mağazalarında ürünü ellerinde mevcut olduğunu gördüğüm bir başka ürünle değiştirme ya da iade etmemin mümkün olup olmadığını sorduğumda da “açılmış ürünlerde” iade hakkının mümkün olmadığı ile ilgili bir şeyler söylemeye kalktı. Muhatabımı ciddiye almamım mümkün olmadığını ve telefonda çözüm arayışımın bir yere varmayacağını anlayınca pes ettim.

Bir tüketici olarak 7 gün içinde ihbarda bulunarak ürünü iade edebileceğimi bilirken, derdiğimi anlatamadığım bir müşteri temsilcisi ile çözülemeyecekti bu iş.

Yarın sabah – 16.01.2013 tarihinde – saat onda Topkapı’daki mağazalarında olacağım.

Yanımda http://www.mecburdegilsiniz.com/gerekceli-karar/ adresinde bulunan Ankara 1. Tüketim Mahkemesi’ne ait karar metnini götürmeyi düşünüyorum.

Bu vesileyle hatırlatmak isterim ki “Pardus Kullanıcıları Derneği başkanı ve Linux Kullanıcıları Derneği üyesi olan Karslı, “işletim sisteminin bilgisayarın ayrılmaz bir parçası olmadığı ve tüketicinin tercih etme hakkı olduğu” savıyla açtığı davada “dayatılarak satılan işletim sisteminin ederinin iadesi”ni istemiş ve davayı kazanmıştı. Emsal niteliğindeki bu karar benim ve benim gibi bütün bilgisayar kullanıcılarının içinde “Ücretli Olarak Satılan” bir yazılımla gelen bir bilgisayarın içindeki yazılımı iade etmesinin önünü açıyor.

Umarım Vatan Bilgisayar Topkapı Mağazası’nda çalışan arkadaşlar, durumun önemini anlayacak ve çözüm üretecek insanlardır.

Yoksa Vatan Bilgisayar’a bu talepte bulunan İzmir’den Coşkun AKTAŞ gibi Tüketici Sorunları Hakem Heyeti’ne başvurmak zorunda kalacağım. Ki http://www.mecburdegilsiniz.com/2010/08/06/windows-iadesine-ornek-%E2%80%93-i/ adresinde de göreceğiniz üzere, kendisi bu konuda başarılı olmuş ve 226 TL’yi almış 2010 yılında.

Ve http://www.mecburdegilsiniz.com/2010/08/06/windows-iadesi-ornek-%E2%80%93-ii/ adresinde göreceğiniz üzere, yine Nisan 2010’da Engin KARADOĞAN hakkını elde etmiş.

Bakalım gün doğmadan neler doğacak.

Maxim Gazinosu’nun Yerine Yapılan Otel İnşaatı’nda Ortaya Çıkan Dehlizin Üstünün Örtülmesine Kim Göz Yumuyor?

Maxim Gazinosu Kazısında Ortaya Çıkan ve Üstü Kapatılan Dehliz

Sevgili Liverpool sakinleri.. Biliyorum konunun sizinle bir ilgisi yok.. Bütün bunlar İstanbul’da oluyor ama kızım sana söylüyorum gelinim sen anla.. Başka türlü olmuyor..

Beyoğlu bölgesinde Eski Maxim Gazinosu arkasında yer alan büyük otel inşaatı harfiyatında geçen hafta gizlice çekilmiş olan bir fotoğraftır üstteki. Görmüş olduğunuz gibi kazı esnasında ortaya bir dehliz çıkmıştır.. Bu dehlizin araştırılması, nerelere gittiği, neler olduğu konusunun aydınlatılması gerekmektedir. Ya tarihi bir değer, ya da eski Maxim Gazinosu arkasından çıkılan gizli bir tüneldir bu !

Ancak tüm şikayetlere rağmen, ilgilenilmediği gibi, 5 gün sonra toprakla gizlenmiştir.. Kültür Bakanlığı’na ihbarda bulunulmuştur. Müzeler Müdürlüğü aranmış ancak telefona öğlen vaktinde uykulu bir ses çıkarak yetkililerin müsait olmadığını söylemiştir.

—–

(Bu yazı aşağıda yer alan devamıyla beraber Facebook’tan alınmıştır. Daha fazla insana ulaşmasına ufak da olsa bir katkıda bulunmak amacıyla siteme koyuyorum. Ana metine mümkün olduğunca dokunmadım.)

Bunu paylaşırsanız Facebook bu dehlizin annesine, tıklama karşılığı 1,5 Cent vermeyecek. Böyle ahmakça bir durum değil. Durum daha ciddi. Ve bunu paylaşın ! Mutlaka paylaşın ! Kamuoyu oluşturmak ve tepki yaratmaktan başka hiç bir şans yok artık !!!!

Kaynak : https://www.facebook.com/photo.php?fbid=10200277107754744