Yeni Bilgisayar ile Gelen Zorunlu(!) Microsoft Windows Lisansı (2. Perde)

Sahi ben bu konuya dönmeliydim, çok uzun bir ara vermiş oldum meseleye.

Öncelikle sonucu söyleyeyim : Hayal Kırıklığı.

Blog’da yayınladığım o ilk yazıyı Linux Sohbet Mail Grubu’nda da paylaştım. Linux Sohbet Mail Grubu’na https://liste.linux.org.tr/mailman/listinfo/linux-sohbet adresinden katılınabilir.

Gökşin Akdeniz ile bu konuda birkaç mail attık gruba. Onları da alıntılayayım. (Kendisinin rızasını almadım lâkin açık bir grupta gerçekleştiği için yazışma, hoş göreceğini sanıyorum.)

M$ lisans anlaşması koşullarını XP’den sonra değiştirdi. Yani Vista,Windows 7 ve Windows 8 ve sonrası için artık işletim sistemi lisansını kabul etmemek gibi bir olanağınız yok. Aldığınız üründe Windows XP geri dönmek gibi bir seçenek ile size sunulmuş ise ve siz de bunu Windows Xp geri dönerek istiyorum diyerek aldıysanız, sistemde ilk başlatıldığı anda karşınıza gele nlisans anlaşmasınu kabul etmiyorum diyerek Windows XP “red edip” parasını geri alabilirsiniz.

XP sonrası sürümlerde değişen M$ lisans anlaşması ve donanım üreticisi ile İşletim sistemini satan M$ arasındaki satış anlaşması. M$ ve donanım üreticisi size CD/DVD sunmuyor.

Tersine olarak sabit disk üzerinde bir kurtarma bölümünde gerekli yazılım bulunuyor. Bu OEM lisansı ile yazılım üreticisinden donanım üreticisine iletiliyor. Böylelikle gerektiğinde fabrika çıkışı durumuna BIOS ekranında ilgili tuşa basarak geri dönüyorsunuz. Bu bölümdeki yazılımı yedeklemek için ise sadece bir hakkınız var. Bir defa CD/DVD
yedekledikten sonra ikincisi için olanağınız yok.

Donanım üzerindeki işletim sistemi üretici tarafından kuruluyor, aktifleştiriliyor ve size öyle sunuluyor. OEM lisansı bunu gerektiriyor ve böyle işliyor. Donanım üreticisinin faklı bir işletim sistemi ile, örneğin freedos gibi, donanım sunabilmesi ise pazarlama bölümünün böyle bir ürün satılır dediğinde gerçekleşiyor.

Söz konusu süreci donanım üreticisi/sistem entegratörü vs boyutunda yakından izleyebildiğim için mahkeme kararı ile yapacağınız başvurunun Windows 7/8 OEM lisans anlaşması gereği dikkate alınacağını pek sanmıyorum. Son kullanıcı lisansı ile sistem kurulmuş olması durumunda geri iade etme şansınız var(dı). Ancak donanım üreticilerine işletim sistemi OEM lisansı ile verildiği için bu konuda son kullanıcı olarak yapacağınız fazla bir şey bulunmuyor.

Vatan bilgisayar ise sadece aracı durumunda olduğu için konuyu aldığınız donanımın üreticisine iletin diyeceklerdir. Bu durumda aldığınız ürünün Türkiye’de dağıtımını, pazarlamasını, teknik destek vs yapan şirkete başvurmanız gerekecek. Sonuç olarak size söylecekleri OEM lisanslarının böyle bir seçeneği olmadığı olacaktır. Şansınızı deneyin. Belki benim bildiklerimin tersi bir durum olur.

Bu maili okuyan bir başka arkadaşım da bana Windows 7 ile ilgili sürecin XP ile paralel olduğuna dair bir mail attı. Yine www.mecburdegilsiniz.com ‘dan yapılmış iki Windows 7 başvurusuydu mevzubahis olan. Onlarda para iadesi mümkün olmuştu. Yalan değil, sırf bu yüzden Windows 7 yüklü bir bilgisayar dahi almayı düşündüm.

Vatan Bilgisayar’a gittim yeniden, bu sefer Topkapı Şubesi’ne. Elimde belgeler ve açıklamalar vardı, ki bunlar arasında bizzat kendilerinin yapmış olduğu iadeler mevcuttu. Sorumlu arkadaş bu belgeleri bir saniyeliğine dahi eline alıp onlara göz atmadı. Ateş varmış gibi uzak durdu bu belgelerden.

Ürünü iade etmek istediğimi söyledim, iadenin mümkün olmadığını söyledi bana! Oysa ki bir ürünü aldıktan sonra 7 gün içerisinde iade edebilmek benim yasal hakkımdır, bu hak Tüketici Hakları arasındadır. Oysa ki onların iddiasına göre bu hak sadece “internetten yapılan alımlarda” geçerliymiş.

Kendisinden bu görüşmenin bu şekilde neticelendiğine, taleplerimi bildirdiği nedenlerden ötürü reddettiğine dair yazılı bir belge verip veremeyeceğini sordum. Elbette bunun mümkün olmadığını söyledi. Kim böyle bir sorumluluğu almak ister ki?

Ben de ürünü değiştirdim, işe yarar Windows 7 yüklü bir makine bulamayınca Windows 8 yüklü bir Toshiba aldım. Maksadım hiç kurmadan Windows 8’i silmek ve bu konuda bir yazı göndermekti Toshiba’ya.

Ofise (Nemedya) gidip arkadaşlarla beraber Windows 8 Kullanıcı Lisans Sözleşmesi’ni inceledim. Evet, Gökşin Akdeniz ne yazık ki haklıydı. Microsoft sözleşmeyi değiştirmiş ve satın aldığımıza dair bütün imâları ortadan kaldırmıştı. Bu ürün ile birlikte gelen yazılım bize “gökten inmiş” bir hediyeydi ve istemezsek kullanmayabilirdik. Sözleşmeyi onaylamadık elbette. Bir başka bilgisayardan aldığımız donanımın Ubuntu uyumluluğunu kontrol etmek istedik.

Bilmeyenler için söyleyeyim, bilgisayarınızın uyumluluğunu veya muhtemel donanım uyumsuzluklarını http://www.ubuntu.com/certification adresinden öğrenmek mümkün. Önce bilgisayarı alıp sonrasında karın ağrısı yaşamaktansa, internetten almayı planladığınız ürünleri incelerken buradan kontrol etmek daha akıllıca. Ne yazık ki benim bir hırsla aldığım Toshiba wireless problemine sahipti ve bu problemi ortadan kaldıran bir çözüm henüz yoktu. Aldığım dizüstü bilgisayarı kalkıp da her yerde kabloyla internete bağlamam mümkün olamayacağından bir daha geri döndüm Vatan Bilgisayar’a ve artık bütün umudum kırılmış bir şekilde başka bir bilgisayarla değiştirdim. Sağolsunlar, istediğim donanım ellerinde mevcut olmadığından beni Bağcılar Şubesi’ne gitmek veya birkaç gün bekleyip oradan getirdiklerinde almak arasında bıraktılar.

Sabırsızlığım tavan yaptığından gittim Bağcılar’dan aldım bilgisayarı. O yağmurda sırılsıklam olmam, saatlerimi bir bilgisayar almak için harcamam yanıma kâr kaldı.

Neticede, daha önceki deneyimlerimde de beni yarı yolda bırakmamış olan Dell marka bir dizüstü aldım. Windows 8’i hiç kurmadan kaldırdım ve Ubuntu 12.04 ile yoluma devam ettim.

12.10 ile birlikte otomatik olarak yazdığım verilerin Amazon’a gönderilmesi hadisesini gerçekleştirerek kendisini uzun yıllardır kullanan pek çok kullanıcı gibi beni de kırmış olsa da, kullanım kolaylığı açısından hâlâ Ubuntu benim için vazgeçilmez çünkü.

Evet, durum ne yazık ki bu. İki günümü harcamış olabilirim ama en azından bu deneyim bana Vatan Bilgisayar’dan bir daha alışveriş yapmamayı öğretti. Şimdiye kadar hem evi, hem de işlettiği/çalıştığı yer(ler) için 10’dan fazla bilgisayar ve çok daha fazla aksesuar/donanım almış bir müşteriyi kaybetti Vatan Bilgisayar. Yollarının açık olmasını diler, bir daha görüşmemeyi temenni ederim.

Reklamlar

Erbil Akgün

İznini almadığım için ismini paylaşmamayı uygun gördüğüm bir arkadaşım bana bahsetti bu isimden. Birkaç şarkısını paylaştı benimle, yalan değil müzik konusunda gelenekçi bir insanım, bu yüzden yeni isimlere önyargı ile yaklaşırım çoğunlukla. Bildiğim ve dinlediğim sanatçıların bütün eserlerini dinlemeyi becerememişken, önem verdiğim türler konusunda kendimi yetkinleştirememişken, yeni isimlere vakit ayırmak çoğunlukla zor gelir bana.

Hâliyle dudak büktüm önce Erbil Akgün’e, çaktırmadım ama önemsemeden açtım youtube’daki çalışmasını. Ters köşeye yatırdı beni, perdesiz gitarla vurdu!

Sonra sözler geldi ve onlar da müzikten aşağı kalır gibi değildi.

“Çobansız koyunlarız gecede,
Gereriz çobanı çarmıha yine de”

Şarkıya vuruldum, son iki günde on kez dinlediğime eminim Menzil’i.
Ve tabii bununla bitmedi, arkadaşımdan Erbil Akgün ismiyle ortaya çıkmalarından önce birkaç yıldır müzik sektöründe Kentmen ismiyle varolduğunu öğrendim bu insanların. Ve Mudi şarkısının canlı performansını dinledim :

“Göz kırpmadan…
Lat, Uzza, Menat,
Utanma tanrını yarat.
Korkuyla yat, uykuyla kalk”

Sonra yeni kayıtlarından bir başkasının sözleri çeldi beni :

“Ne işim var benim dışarda,
Kalabalık kendine pranga.
Seksenlerin çocukları dışarda,
Takım elbise,
Var ol!

Yarışında…”

Tüm eserlerde beste ve güfte birbirine tam yedirilmiş hissi vermiyor başta lâkin kulak alışınca onların da bir ahengi olduğunu yakalıyor insan.

2000’lerden sonra Türkiye’de müzik piyasasına çıkan pek çok sanatçıya kulak tıkamayı tercih etmiş, ağız/burun bükmüş benim gibi bir ukalaya kendilerini beğendirdiler. Umarım yolları açık olur ve şu aşamda favori parçam olan “Menzil” tadında ve hatta ondan daha güzel şarkılar bestelemeye, bana da kendilerini dinletmeye devam ederler.

Kadroyu da paylaşayım yeri gelmişken :

Erbil Akgün – Vokal, Akustik Gitarlar
Korkut Peker – Perdesiz Gitar, Cümbüş, Geri Vokal
İlker Deliceoğlu – Bas
Atakan Kundak – Davul
Kerem Kırca – Perküsyon

Not : Ekşi Sözlük’teki Kentmen başlığından daha fazla konser kaydına da kolaylıkla ulaşabilirsiniz.

Yazımı sonuna kadar okuyanlar için bu da bonus parça olsun :