Mısır’dan Gezi Parkı’na Mektup Var!

Önder Dülger tarafından yapılan çeviriyi olduğu gibi alıntılıyorum :

Üşenmedim çevirdim, lütfen paylaşın!

“Merhaba, ben Mihalis Eleftheriou.
Kırbrıs’da Occupy Buffer Zone hareketini başlatan aktivistlerden biriyim.
Aynı zamanda Mısır direnişinin de başından sonuna Tahrir meydanındaydım.

Mısır’lı arkadaşlarıma bunun gibi videolar çekip Türk aktivistlere göndermesini söyledim, şu anda kendi yaptığım da budur.

Birbirimizin deneyimlerinden ders almamızın çok önemli olduğunu düşünüyorum bu global ayaklanmada.
Bunun bi park ya da sadece Türkiye ile alakalı olmadığını biliyoruz.
Bu tüm dünyada geçerli olan tek sistemle ilgili ve bu sayede aynı hataları tekrar etmemiş olacağız.

Taksim, Tahrir’e çok benziyor.
Birleşmiş, harika ve enerji dolu ve dünya oraya heyecan, üzüntü, gurur ve gözyaşlarıyla bakıyor ve sizinle bu duyguları paylaşıyoruz.

Ordu ile ilgili kuşkulandırıcı haberler var ve sizinle Mısır devrimi deneyimini paylaşmak istiyorum ki aynı şey Türkiye’de de olmasın.

Tüm dünyanın Mısır devrimi hakkında duyduğu şey, şu anda Türkiye’den gelenler gibi muhteşem fotoğraflardı ama o zamandan beri sessizlik hakim.

Mısır direnişi şu ana kadar tam bir fiyaskoydu.
Neden?
Mübarek istifa ettiğinde, askeri güçler yönetimi devraldı ve sokaktaki insanlar “tek el” diye bağırıyorlardı.
Ordu ile tek el olduklarını ve askerin kurtarıcı olduğuna inandılar.

Ve Mısır, bunun cezasını çekti.

Ordu insanın kurtarıcısı taklidini yaptı ama ordu gücü ele alacaksa tabi ki son istedikleri şey isyan başlatan bir halktı.

Ordu, seçimleri ayarlayana kadar birkaç ay gücü elinde tutacağını söyledi ama şu anda 2 senedir gücü ellerinde tutuyorlar.

Ve bu süreçte ülkeyi bölmeye ve kararsızlık yaratmaya çalışıyorlar ki insanlar önceki otoriter güç yapılarını tekrardan istesinler.
Şimdi sokaklarda askerin de bizi temsil etmediğini bağırıyoruz.

Tahmin ediyorum ki böyle bir şeyin Türkiye’de asla olmayacağını hissediyorsunuz.

Tahrir’de iken hayatımda bu derece bütünleşmişlik hissettmemiş olduğumu hatırlıyorum. 1 milyon insan hayatlarını riske ederek birlikte duruyor, asla tahmin etmezdim ki o 1 milyon insan birbirini sokaklarda öldürecek hale gelsin.
Ama Mısır Silahlı Kuvvetleri Yüksek Konseyi bunu yapmayı başardı.

Söylemeye çalıştığım şudur ki, çok dikkatli olmalı ve SAHTE ZAFERLERe aldanmamalıyız.

Eğer başbakanınız istifa ederse bu demek değildir ki eve gidiyoruz, ve direniş bitiyor.

Başbakanın istifa etmesi gibi her bir hareket planlıdır. Kesinlikle bir planları olacak.

İstifa etti ve zafer kazandık diye birşey yok.
Tekrar gücü eline almak için bir planları olacak, ya da gücü başkasına devretmek için bir planları olacak.

En muhtemeli Ordu’nun başa geçmesi gibi duruyor çünkü Türkiye’de ordu ile hükümet arasında bi sürtüşme var.
İnsanların kurtarıcısı gibi davranarak gelirler.
Herkes evlerine döndüğü zaman ve artık sokaklarda o “milyonlarca kişi” gücü kalmadığı zaman, ordu tek tek insanları toplamaya başlar.
Bu Mısır’daki tecrübelerimizdir.

Mısır’da şu anda “Müslüman Kardeşliği” baştadır, tamamen beceriksiz ve çarpık bir politik parti ve ülkeyi mahvediyor.
Ve ordu arkasına yaslanmış halde olaylara izin veriyor ve yönetimi tekrar ele geçirmeyi bekliyor.
Mısır’da şu anda olan biten bu.
Tam olarak Türkiye’dekiyle aynı durum değil ama iki durum arasında paralellikler var

Mısır’da olan biten herşeyi araştırıp Mısırlı aktivistlerle iletişim kurup deneyim paylaşılmalı ki aynı şeyler tekrar yaşanmasın.
Son istediğimiz şey bu kadar gereksiz yere yaşanan hayat kayıpları.
Şu ana kadar ölen ve yaralanan insan sayısı çoktan yeterince gereksiz rakamlara ulaştı.

Sahte zaferlere inanmak yanlıştır.
Gücü biz insanların ele alması gerekir.
Eğer ordu, gücü hükümetten alıp halka devretme iddasıyla gelirse, lütfen evlerinize dönmeyin!

Eğer ordu başa geçerse hiçbir kuşku yok ki bu kötü haberdir.
Bu benim Mısır’daki tecrübelerimdir.
Sizinle paylaşmak istedim, burda herşeyi takip ediyorum, Türkiye’de çok sevdiğim arkadaşlarım var ve kalbimle takip ediyorum.
Size şans, bilgelik ve cesaret diliyorum.”

 

Reklamlar

2 thoughts on “Mısır’dan Gezi Parkı’na Mektup Var!

  1. AKP hükümeti ilk kez solcu olmuştur bu olaylarda. Çünkü olayların önceliği ulusalcı-kemalist ve faşist bir darbe tezgahlamaktır. Mısır’da da halk devrimi felan olamazdı, bu nedenle ordu Mursi yönetimine darbe yaparak başa geçti. 2011 arap baharı ise tersine halk devrimi niteliğindeydi. Her neyse Hüsnü Mübarek bir kere istifa etti netice de, yerine kim gelirse gelsin artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktır.

    Sizde sokaklara çıkıp orayı burayı talan ederek Ergenlik yapmayın. Gidin yüzünüzdeki sivilceleri patlatın. Böyle şeylerin Türkiye’de başarılı olmayacağını hepimiz biliyoruz.

    • Sadece sizin kendinize ve bana göstermediğiniz saygıyı sizin “kendinizi ifade etme hakkınıza” gösterdiğim için yayınlıyorum. Yoksa onaylamazdım bile.

      Bu yaşımda sivilceli ergen olarak itham edilmemdeki absürdlük bir yana, eleştiri düzeyi bu noktada olan bir insana cevap vermeyeceğim, beni mazur görün.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s