Okul Çıkışında Türban Takan İlkokul Öğrencileri

Bu yazıyı 04/02/2008 yılında, Özlem ile Eyüp’te yaşarken yazmıştım. 2013 yılının sonuna gelirken, Mustafa Durdu’nun “Ortaokulda Örtünmek ve Başörtülü Çıplaklar” yazısını okuyunca aklıma geldi ve yeniden yayınlamaya karar verdim.

Sürç-i lisan ettiysem, affola.

Mustafa Durdu’nun yazısı için : http://www.habervaktim.com/yazar/61657/ortaokulda-ortunmek-ve-basortulu-ciplaklar.html

———

önce basit bir tanım koyayım, olur da tedbirsizlik eder, sonradan unuturum : gelecek kuşağın nasıl yetiştiği konusunda ibretlik birer örnek olarak kullanılabilecek, masum çocuklar.

gözlemlemek adına özel bir çaba dahi sarf etmeden, eşimle birlikte gözlemlediğimiz kadarıyla 7-17 yaş grubuna mensup kız çocukları arasında “okul çıkışında türban takmak”, tıpkı aynı marka bot giyme modası gibi gittikçe yayılıyor.

kırsal kesimde değil, bilakis, istanbul’un merkezindeki okullarda gördüğümüz bir gerçek bu.

ve bu başlıkla “özellikle” altını çizdiğim üzere bu çocuklar ortaokul öğrencileri bile değil, ilkokul çağındaki çocuklar.
yani, kandilli kız lisesi’nde okuyan kızların çıkışta başını kapatması başka bir şey benim için.
onlar belli bir soyut düşünme yeteneğine, belli bir karar mekanizmasına sahipler çünkü. ne kadar bağımsız oldukları ayrı bir konu, ama vicdanım kabul etmese de, islami terminoloji’ye uygun bir şekilde söylersek liseyi bitirmeye yakın bir öğrencinin akli baliğ olmadığını söylemek mümkün değil, bu yüzden onların seçimleri hakkında çok da sarf edebilecek bir sözüm yok.

konuya dönersem, yakın ya da uzak gelecekte baba olacak bir birey olarak, gözüme çarptıkça içimi acıtan şey, 7 – 11 yaş arasındaki o kız çocuklarıdır.

daha ip atlamaktan, elinde taşla seksek oynamaktan, kokulu arı maya silgileri taşımaktan, cindy/barbie bebeklerle oynamaktan başka bir şey bilmeyen, bilmemesi gereken o kız çocuklarının hâlidir.

eskiden okul çıkışında önlüğün düğmelerini açılırdı, yaka çıkarılırdı, kravat gevşetilirdi ama yoktu o zamanlarda okul çıkışında türban takan çocuklar.

çocuklar, ne anlardı ki türbandan?!

peki bugünkü çocukları ayıran ne, bunu anlayamıyorum. ve şaşkınlığa düşüyorum bu yüzden, “okul çıkışında türban takan ilkokul öğrencileri”nı her görüşümde.

anlayamıyorum, nasıl ikna edildiğini o çocukların.

çantalarının bir köşesinde sakladıkları o örtüyü, o son zil çalar çalmaz takmaları gerektiğini bilinç altlarına nasıl işlediklerini bilmiyorum.

çünkü o kızlar daha soyut düşünmeyi öğrenmemiştir, onlar bilmezler ahlâkın, ahlâklı olanın, ahlâksızlığın ne olduğunu…

o kızlar en ileri birliktelik oyuncak bebeklerini filmlerde gördükleri gibi öpüştürmektir…

ve bunu kötü bir şey olarak yapmazlar, maksatları bile çocukçadır, büyüklere özenirler…

yazı elimin altında uzadıkça uzuyor, nereye varmak istediğimi bile bilmez oldum.

nasıl anlatayım, eğer birileri sekiz dokuz yaşında çocuğun saçının telinden tahrik oluyorsa gerçekten, bu sapıkları yarattığımız ve yaşattığımız için – eğer varsa gerçekten – tanrı bizi tümden yok etmeli, türkiye’yi haritalardan silmelidir…

eğer öyle değilse ve anne babalar çocuklarını kocaman adamların saçlarından tahrik olduğuna inandırmayı başarabiliyor ve üstelik buna kendileri de inanıyorsa, onların akli dengesi kontrol edilmelidir…

eğer gerçekten – var olduğuna inanılan o – tanrı’ya atfedilen bir emirse daha düşünmeyi öğrenememiş, cinsel kimliği oturmamış çocuklara birer cinsel obje muamelesi yapmak, bunu atfedenlerle birlikte o – varsayımsal – tanrı da silinsin insanlığını bugününden ve yarınından.

üzgünüm, üslubum sert olmuş olabilir, yirmi, yirmibeş ya da otuz yaşında bir “kadın”ın kendisini örtmesi başka bir şeydir.
ama el kadar sübyanın örtünmesi, bir insanlık problemidir.

ve birileri o küçücük çocukların beyinlerini, daha anlayamadıkları şeylerin korkusuyla doldurur, onların o küçücük beyinlerini zehirler/o beyinlere tecavüz ederken, kalkıp da orada burada “üniversitede ya da kamuda türban”ın tartışılmasını anlamıyorum…

önce o çocukların ellerinden fütursuzca (ç)alınan özgürlüğü ve içlerinde yetiştirilen korku düşünülmeli, ve bunun önüne geçecek bir çözüm bulunmalıdır.