Siz de mi dininizden sıkıldınız?

Evet, sizi tavlamaya çalışıyorum. Bir ya da diğer dinden sıkılan bütün insanları tavlamaya çalışıyorum, dinin afyon olduğunu düşünenleri tavlamaya çalışıyorum, din konusunda mesafeli davranıp konuşmaktan kaçınanları, bilinemezcileri, arayışta olanları ve diğerlerini.

Elinizdeki hangi din çağımıza gerçekten hitap ediyor ki? Nasıl sıkılmayabilirsiniz? Size öl ya da öldür diyen, dininize inanmayan kesin kötü insandır algısını sizde yaratmaya çalışan, kadına ayrımcılık uygulayan, dilde ayrımcılık uygulayan, ırkta ayrımcılık uygulayan, insanları bölen ve ayıran, kümeleştiren ve dışarı kapalı hâle getirmeye çalışan dinlerden nasıl sıkılmayabilirsiniz? Ya da bunları yapmayan ama sevişmeyi günah sayan – evet evet, yanlış duymadınız sevgilinin bedenine tatlı bir buse kondurmayı bile günah addeden dinler var dünya üzerinde! – dinlerden nasıl sıkılmayabilirsiniz ki? Doğada var olan yönelimleri, farklılıkları yargılayan ve insanları farklılıkları nedeniyle cezalandıran dinlerden keyif almak mümkün mü?

Size yepyeni, taptaze bir din getirdik. Üstelik geçmişten bugüne neredeyse bütün dinlerin insanlara yaptırdıkları kötülükleri düşünün ya da insanların yaptıkları kötülüklere alet olmuş bütün diğer dinleri düşünün. Bu din hepsinden temiz, hepsinden daha ahlâklı ve bir o kadar da yaramaz bir din!

Pastafaryanizm!

Öncelikle söyleyeyim, bizim dinimizde emir ve kurallar yok. Sıkı sıkıya yapmak zorunda bırakıldığınız tek bir şey bile yok. Tanrımızın “Yapmazsanız Çok Memnun Olurum” dediği sekiz maddemiz var ve eminim hoşunuza gidecek bunlar. Madde madde anlatayım isterseniz:

Birinci madde, sofuluk yapmazsanız memnun olurum maddesi. Başka hiçkimseye USC’ye inanmakta daha üstün olduğunuzu dayatmamanızı, inanmayanlara da laf etmemenizi tavsiye ediyor.

İkinci madde daha da güzel, inanmayanlara yönelik baskı ve zorbalıklardan kaçınmanızı tavsiye ediyor. Kurban adamaktan da kaçınmanızı öneriyor. Hangi Tanrı “Saflık dediğin suda olur, insanda değil” der ki?

Üçüncü madde, insanları görünüşleriyle, renkleriyle ve tavırlarıyla yargılamamanızı tavsiye ediyor. Kadın = insan, erkek = insan diyor. Aynı = aynı. Bir tek moda konusunda kadınlar üstün. Bir de mor ile fuşya arasındaki farkı bilen insanlara saygımız büyük (Ben bilmiyorum mesela).

Dördüncü madde ilişkilere dair. Size zarar verenlerle ilişkiye girmeyin, kimseyi iradesi dışında ilişkiye zorlamayın diyor tanrımız. İtirazınız varsa da gidin kendinizi s****! diyor. Aynen böyle diyor.

Beşinci maddede, ille de nefret söylemi üreten insanlarla tartışacaksanız, lütfen bunu tok karnına yapın diyor. Fakat o da aklıselim bir tanrı olarak biliyor ki, bağnaz, kadın/eşcinsel/hayvan/vegan vs. düşmanı ve nefret dolu bir insanı teati ederek iknâ etmeye çalışmak, b*k yemeye çalışmaktan farksız.

Altıncı maddede, makarnavi varlığına adamak üzere milyonlarca dolar harcamaya karar verdiysek diye uyarıyor bizi. İbadethane için harcanmasını istemediğini, daha iyi amaçlar için harcamamızda büyük hayır olduğunu söylüyor. İlle de yol göstermesini istersek diye örnek de veriyor : “Fakirliği ortadan kaldırmak, hastalıklara çare bulmak, barış içinde yaşamak, tutkuyla sevmek ve kablolu televizyon fiyatını düşürmek.” Kendisi sonsuz kudrete sahip karmaşık karbonhidratlı bir varlık olan tanrımız bu maddede aslında hayattaki küçük şeyleri sevdiğini ilân ediyor. Biz de ona inanıyoruz, sonuçta yaratan o, kitabında da yazmış bunu.

Yedinci maddede, bir nevi tekrara ihtiyaç duyuyor. “Sana insan kardeşlerini sevmeni söyledim.” diyor.

Son maddesinde ise özel bir konuya değiniyor. Cinsel hayatımıza. Hadi kabul edelim, bütün tanrıların ilgisini çekiyor ne yaptığımız. Hayatlarımızı gözetliyor, bir nevi röntgenliyorlar bizi. Neyi yaptığımız, neyi yapmadığımız onları çok heyecanlandıran bir şey. Bizimki de az değil tabii. Ama yasak, mekruh falan demek yerine şöyle bir açıklama yapmayı uygun görüyor :

“Eğer, ee, ilgilendiğin konuda, yani çokça kapütilasyon/kayganlaştırıcı/Kayzer Wilhelm gerektiren bir konuda, kendine yaptırmayacağın işleri başkalarına yapmaya kalkmazsan çok memnun olurum. Eğer karşındakinin gönlü razı ise, (madde 4’e göre) yumul, ve Miki Fare aşkına, bir KONDOM TAK! Cidden, sadece bir lastik parçası. Eğer iyi hissetmeni engellemesini isteseydim, onu dikenli olarak falan yaratırdım.”

Hadi hadi söyleyin, içiniz ısındı biraz, değil mi? Bu kadar samimi, şen şakrak bir tanrı tarafından yaratılma ihtimalini cezbedici buldunuz. Biz diyoruz ki, bu bir ihtimal değil. Eğer kabul ederseniz, bu sizin gerçekliğiniz olacak. Üstelik dinimiz çok esnek bir din, tekrar tekrar gelip gitmenize de bozulmaz – ki gelen gitmiyor, şimdiden söyleyeyim.

“Bira Volkanları”ndan buz gibi soğuk biraların aktığı bir Cennet düşleyin, “Striptizci Fabrikası”ndan istediğiniz renk ve çeşitte sonsuz sayıda striptizci alabileceğiniz bir Cennet düşleyin, neşrolunmuş ve neşrolunacak bütün edebi eserleri okuyabildiğiniz bir Cennet düşleyin, dilediğinizde dilediğiniz eserleri dinleyebileceğiniz bir Cennet düşleyin ve üstelik bu Cennet’e gitmek için yukarıdaki maddeler konusunda azıcık dikkatli olarak USC’yi memnun etmeniz yeterli.

Makarna yiyerek, bira içerek, köfte yiyerek Cennet’in kapıları size açılabilir.

Bizi 30 gün deneyin, memnun kalmazsanız, eski dininiz sizi seve seve kabul edecektir, eminiz.

Caner Çelik

Türkiye Pastafaryan Cemaati Rahibi
https://www.facebook.com/groups/pastafarian.tr/
https://www.facebook.com/TurkiyePastafaryanCemaati

devremülk fanzin

Reklamlar